9 Haziran 2026 Salı

Ölü Kumsallar Cumhuriyeti

Ölü Kumsallar Cumhuriyeti

Sahillerdeki turizm yatırımı denilen şey; sahillerin diğer canlılardan arındırılması, ölü kumsallar hâline getirilmesi, deniz içinde turistleri rahatsız edeceği düşünülen canlıların uzaklaştırılması ve ince bir kum ile özel plajlar oluşturulmasıdır.

Nerede bir turizm amaçlı yatırım varsa, orada görünüm adı altında doğa değiştirilir. Binlerce yıldır o bölgede yaşayan canlılar ya yok edilir ya da sürülür. Başka yerlerden getirilen çiçekler, ağaçlar ve çimlerle yapay alanlar oluşturulur.

Arnavutluk'ta Trump ailesinin turizm yatırımına karşı bir direniş söz konusu. Balkanlar'daki Trump yatırımlarına karşı direniş hep vardı; çünkü onlar da biliyor ki büyük oteller oradaki doğal ekolojiyi yok edecek, alanları yeniden düzenleyecek ve yerli halkın uzaklaştırılmasına ya da köleleştirilmesine neden olacaktır. Yerel kızların ve oğlanların satıldığı bir et pazarına dönüştürülmesidir.

Turizm yatırımı masum değildir. Üstelik küresel ölçekte yapılan yatırımlar, tamamen yeni yaşam alanlarının oluşturulması anlamına gelir.

Trump ve ailesi, Gazze'de lüks bir tatil köyü kurmak için milyonlarca yaşayan Filistinliyi, Hristiyan ve Müslüman nüfusu ortadan kaldırmak yerine; uysal, her denileni yapan, eğlendiren ve eğlence sektörüne hizmet veren bir alan yaratmak amacıyla soykırım uyguluyor. Aslında büyük yatırımların hepsi görünmez bir soykırımdır.

Bugün ülkemizin birçok sahili halka kapalıdır. Daha da kapatılması için yeni altı ve yedi yıldızlı yatırımlar yapılmaya devam ediyor. O lüks yatırımların konukları, yereli görmeden, her şey dâhil olarak geldikleri o izole ve steril ortamda eğlenirken parasını bırakıp gidiyor. Gönlünü eğlendirenler için her türlü hizmet sunuluyor. O otellerde sunulan sadece yemek ve eğlence değildir elbette; çünkü eğlencenin sınırı yoktur. İsteyene kadın, isteyene çocuk, isteyene erkek, isteyene her çeşit uyuşturucu; isteyenin istediğini yaptığı, bir anlamda serbest ticaret bölgesidir.

Bacası olmayan sanayi alanları birer cinayet mekânıdır.

Her cinayet araştırılmaz. Çoğu zaman cesetlerin üzerinde tepinilir; kimse o cesetlere bakmaz, sadece eğlenmeye devam eder.

Ülkemizin en güzel koyları; birkaç zengin ve bürokrat eğlensin, yazları birkaç gün kalsın diye yat limanları adı altında betona dönüştürülür. Ormanlar içinde ağaçlar kesilerek lüks görünümlü binalar yapılır, mahremiyete önem verilen havuzlar inşa edilir. Helikopter pistleri ve korumaların kullanacağı asfalt yollarla bu alanlar birer yağlanma sahasına çevrilir. Sonuçta para gelen yerden manzara ve doğa esirgenmez.

Turizm, diğer anlamıyla kara paranın serbest hareket ettiği alanlardır. Eğlence için sunulan spa'larda, hizmet sektörüne uygun güzel ve yakışıklı çalışanların ceplerine bırakılan paranın kaydı olmaz.

Eğer bir kara para varsa, onun yıkanma yerleri eğlence alanlarıdır.

Sanayileşmiş tüm turizm yatırımları birer eğlence alanıdır.

Orada var olan tüm gelenekler, görenekler ve folklor; eğlence sektörü için değiştirilir. Konuklar eğlensin diye içleri boşaltılır, mekanik bir görünüme büründürülür. Seksi görünüme önem verilerek bir anlamda seks ile gençlik iksiri dağıtılır. Yaşlı erkekler ve kadınlar orada gençleşir, yıllık iş yaşamından kaynaklanan sıkıntılarından arınır, gençleşmiş olarak ülkelerine dönerler. Tatil, bir anlamda spermlerin ve yumurtaların ölü olarak birleşme alanıdır.

Sonuçta Arnavutluk'ta halk flamingo devrimini yapıyor; bizler ise kazların tüylerini yolup konuklara kaz tüyü yastıklar sunmaya devam ediyoruz. Bir tarafta canlıların, koyların ve yaşam alanlarının savunusu var; diğer tarafta ise her şeyin manzaraya, metrekareye ve hizmete dönüştürüldüğü bir düzen.

Flamingoların gittiği, yerel halkın kıyılardan uzaklaştırıldığı, koyların betona gömüldüğü yerde geriye sadece kumsal kalmaz; geriye ölü kumsallar kalır. Çünkü bir kıyıyı kıyı yapan yalnızca deniz ve kum değildir; onunla birlikte yaşayan canlılar, insanlar, gelenekler ve hafızadır.

Biz de her yaz biraz daha büyüyen bu Ölü Kumsallar Cumhuriyeti'nde yaşamaya devam ederiz. Flamingolar gider, müşteriler gelir.

 

Hiç yorum yok: