Havada Çarpışan Kurşunlar
Çanakkale Savaşı’nda Osmanlı askeri Alman kumandası altında,
İngiliz kumandası altında ise sömürge askerleri birbiriyle savaşırken,
karşılıklı atılan kurşunların havada birbirine çarpıp o ısıyla kaynaştığı
söylenir. Savaş sonrası bu kurşunlar, savaşan sömürge askerlerinin birbirine
kavuşması ve sarılması gibi anlatılır.
Efendiler o savaşı bugün yalnızca anılarında hatırlıyor:
Kötü yendik, kötü vurduk, iyi direndik, iyi strateji yaptık diye anlatıyorlar.
Oysa İngiliz efendiler için meselenin özü başkaydı. Rus Devrimi’ni
engelleyemediler. Moskova’da savaş karşıtı bir iktidar ortaya çıkınca
Almanya’nın eli güçlendi. Yani Çanakkale, Almanlar için Rus cephesinin
kapanması demekti; bu da onların İngilizler karşısında göreceli olarak daha
güçlü bir konuma geçmesini sağladı.
İki ülkenin amacı farklıydı, bizim amacımız farklıydı. Uzun
zaman sonra bir cephede ilk kez zafer elde edilmişti. Ama “zafer” dediğimizde
şu gerçeği de unutmamak gerekir: Düşman askeri Osmanlı sahilinde postallarıyla
yürüdü. Sonra yağan yağmurla siperler doldu; o siperlerde insanlar öldü.
Üstelik yalnızca çatışmada ölenler değildi bunlar.
Zafer dediğimiz, aslında Osmanlı’nın uzun yıllar sonra
toprak kaybetmemesidir; yani “toprak kazandık” diye ilan edilmiş bir zafer
yoktur.
Sonuçta büyük bir insan kıyımı yaşandı. O kıyımın sonunda
düşman askerleri, bir süre sonra sarayın tam karşısında gemilerini demirledi ve
işgal edecekleri şehri izlediler.
Şimdi bunu neden anlattım derseniz… İran’ın İsrail–Amerika
füze savaşlarını ekrandan izlerken aklıma geldi. Bu füzeler havada birbirine
çarpışıyor. Acaba diyorum, onlar da birbirine yapışıyor mu? Bir gün, tıpkı o
mermiler gibi müzelerde sergilenecekler mi?
Savaşın bir an önce bitmesini bekliyormuş tüccarlar.
Kullanılmış mühimmatı toplayıp yeniden dönüştürmek için… Hurdacılar arabalarını
hazırlamış bile. Nerede bir füze düştü diye notlar tutuluyormuş.
Belki yıllar sonra müzelerde, birbirine çarpmış füzeler
sergilenecek. Altlarında küçük bir not olacak: “Havada çarpıştılar.”
Savaşlar biter; geriye müzelik mermiler ve satılık hurdalar
kalır.
İsmail Cem Özkan
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder