4 Ekim 2026 Pazar

Suçluyu Bulduk, Dosyayı Zamanaşımına Bıraktık

Suçluyu Bulduk, Dosyayı Zamanaşımına Bıraktık

“Onların en büyük kaygısı günah işlememek değil, işlediğini belli etmemektir.” — William Shakespeare

Bugünlerde de “Şu yargılansın, bu yargılansın!” lakırdıları çoğaldı. Aslında bu, muhalefeti etkisizleştirme yöntemlerinden biridir. Çünkü kimin yargıladığı, kimin yargılandığından daha önemlidir.

İktidar, hazırlıklı ya da hazırlıksız, gündem değiştiren bir durumla karşı karşıyadır. Siyasette kimin ne yaptığı, niçin öyle tepki verdiği zaman geçince daha çıplak ortaya çıkar. Sonuçta siyaset, manipüle etme sanatıdır; kitlesini bir arada, diri ve seçime hazırlıklı tutma sanatıdır.

Bunu beceren siyasetçi ve partisi, iktidar koltuğundan kalkmamak için her yolu mubah görür. Tek başına ayakta duramayan siyasetçilerden medet umanlar da onun iktidarını devam ettirmek için her yolu rahatlıkla kullanırlar. Çünkü ortada çok büyük bir pasta vardır ve o pasta henüz tükenmemiştir. Tükenmiş olsa dahi hesap verir konumda olmamak isterler.

Yani suçu, kabahati çok olanların kaybedeceği de çoktur. Fakat bu suçların, kabahatlerin diyetini ödeyerek, hacı gibi siyasette Washington’dan geçip oraya el sürerek, nasiplenerek, meşruiyetini alıp gelmek mümkündür. Sonra temiz elleriyle, “Nerede kalmıştık?” der ve yoluna devam eder. Sonuçta kime hizmet ettiği, kime karşı sadık kaldığı, kardeşliğin ölçüsüdür.

Her iktidar, belli bir süre içinde kendi içindeki “çürükleri”; yani çok fazla yağmalamış, seçmenin gözüne batar hâle gelmiş, gözü doymayan açları çevresinden uzaklaştırarak ve suçları onların üzerine yıkarak aklanır.

Lider her zaman habersizdir, bilgisizdir, kandırılmaya uygundur. Ne olursa olsun lider korunmalıdır.

Sonra “Mahkeme açılsın, yargılansın!” lafı ortaya atılır. Mahkeme açılır, dava zaman aşımına bırakılır. Unutulmaya yüz tutunca aklanır ve her şeyin üstü kapanır.

Bir bardakta fırtına çıkarmak, siyasetin en çok kullandığı yöntemlerden biridir. Kamuoyu o fırtınayla ilgilenirken aslında gemi su almaktadır; kaptan ise fırtınanın ortasında idareyi kaybetmek üzeredir. Yolcular bardağa odaklandığı anda, kendilerinin de büyük bir fırtınanın içinde olduğunu unutur.

Ahmaklar ise sosyal medyada “Şu yargılansın, bu yargılansın!” diye kampanyalar düzenler, o bardaktaki fırtınayı gündemlerine alırlar. İktidarın da en çok istediği budur: Yargılamak!

Bugüne kadar yargılanmamış kim kaldı?

Halkın büyük çoğunluğu icra dairesinin kapısında dosya takip ediyor.

Kredi borçları sınırı aştı. Yeni kredi alamayan ne yapacak?

Eğitim denilen büyük bir kandırmaca var. İnsanların duygularıyla oynayıp çoğunu üzerinden köle hâline getiren, okul masrafını ödemek için her türlü özveriyi gösteren ailelerin çaresizliği bir silaha dönüşmüştür.

Sağlık aynı şekilde...

Güvenlik aynı şekilde...

Çaresiz insanların işi gücü, vicdanını rahatlatacak mahkemeler açılacak; kurbanlar yargılanacak, arkasında bulunan dayısına göre hüküm alacak ve olay kapanacak.

Kapanmayan şey ise bütçe olacak!

Bir bardakta çıkan fırtınayla oyalanmak, manipülasyonun sadece bir yoludur.

Suudiler Yemen’e girince bizim de askerimiz orada ölecek, diyen var mı?

Yemen’de Husilerle çatışmak, aynı zamanda İran’la çatışmak olmayacak mı?

İran cephesi açılmayacak mı sanıyoruz?

Bütçesi olmayan bir iktidar savaşa girerse, her şeye muhtaç hâle geleceğimizi unuttuk mu?

Çaresizlerin ülkesinde, bir bardakta çıkan fırtına yalnızca bir gündem değiştirme yöntemi değildir. Aynı zamanda vicdanları rahatlatmanın, öfkeyi başka yöne çevirmenin ve asıl hesabı görünmez kılmanın da en kolay yoludur.

Muhalefeti yeniden biçimlendirmenin yolu da buradan geçer.

Birileri yargılanır, kamuoyu rahatlar. Birileri suçlanır, öfke diner. Dosyalar açılır, manşetler atılır. Sonra zaman geçer.

Ve sonunda herkesin beklediği o sihirli cümle gelir:

“Artık bu konuyu kapatalım.”

Çünkü mesele gerçekten hesap sormak olsaydı, yalnızca suçluyu bulmak yetmezdi. Hesabın da ödenmesi gerekirdi.

Ama bizde bazen düzen daha basittir:

Suçluyu bulduk, dosyayı zamanaşımına bıraktık.

Bardaktaki fırtına dindiğinde ise geminin ne kadar su aldığına bakmak için artık çok geç olabilir.