31 Temmuz 2026 Cuma

Kül Manzaralı Yatırım Fırsatı

Kül Manzaralı Yatırım Fırsatı

Türkiye ve benzeri ülkelerde son yıllarda orman yakma işi de adeta profesyonel ve ustalık gerektiren bir işe dönüşmüş gibidir. Sonuçta yakılan yerlerin site, otel ve yerleşim alanına dönüştürülmesi konusunda müteahhitler oldukça tecrübelidir. Orman yasasında yapılan siyasi değişikliklerle, bu alanlarda inşa edilen yapılara ruhsat verilerek yasal statü kazandırıldığı yönünde eleştiriler de yapılmaktadır. Böylece betonlaşan kıyılar turizme açılmış olmaktadır.

Kuytu yerlerde açılan hemen her otelin konferans salonları bulunur. Bu salonlar, proje geliştirenlerin uğrak yerleri hâline gelir. Bu sayede hem projeleri hazırlayanlar hem de otel sahipleri kazanç elde etmiş olur.

Bizim ülkemizde kışın dahi orman yangınları yaşanmıştır. Kısacası, orman yangını çıkması için mevsimin yaz olması bile gerekmez. Ancak sıcaklıkların yükseldiği ve rüzgârın etkisini artırdığı dönemlerde, planlananın üzerinde alanın yapılaşmaya açıldığı konusunda örnek aranırsa mutlaka bulunulur... 

Elbette her boş alan betonla doldurulmaz. Çünkü otellerin çevresinde de yeşil alan bulunması istenir. Her ne kadar cırcır böceklerinin sesi bazı konukları rahatsız etse de yeşillik, aynı zamanda temiz ve doğal bir çevre izlenimi verir.

Orman yangınları kimilerinin canını çok yakar, ciğerlerini dağlar; kimilerinin ise cebini doldurur. Hatta bazı eleştirilere göre, küresel ortaklıkların ve kara paranın aklandığı alanlara dönüşebilir. Kısacası, orman yangınlarının zararları bir çok açıdan büyüktür; buna karşılık bazı kesimlerin ekonomik kazanç sağladığı konusu da su götürmez. 

Köylü açısından bakıldığında zarar büyüktür. Hatta bazen köyün tamamen boşaltılması, izinin bile kalmaması anlamına gelir. Hayvanlar telef olur, evler kullanılamaz hâle gelir, tarım arazileri verimsizleşir. Diğer yandan, daha yangın devam ederken bile kasasını dolduranlar ve bu yangınlar üzerinden çalışarak kışlık geçineceği parasını biriktirenler olduğu yönünde eleştiriler yapılır. Yangın söndürmede kullanılan uçaklar, bu uçakların yakıtı ve bu alanda çalışan taşeron ekipler, yangınlar sürdükçe gelir elde eder. Yangın sonrasında ise yapılacak site, otel ya da başka projeler nedeniyle müteahhitlerin kazanç sağlayacağı dedikodusu mutlaka yapılır. Hatta bu kazançların siyasi bağlantılar üzerinden de sürdüğü iddia edilir ve böylece bu iddialara göre rant zincirinin domino etkisiyle devam ettiği söylenebilir.

Yangınlar bazı ailelerin ocağını söndürürken, bazı ailelere çocuklarını yurt dışında okutabilecek imkân sağlayacak gelir kazandırdığı ileri sürülür. Kimileri için ise golf kulüplerinde geçirilen rahat zamanların kapısını araladığı ifade edilir.

Ormanlar yalnızca betonlaşmaz. Bazen de maden sahası açılması gerekçesiyle yer altına doğru kazılır ve dev taş ocaklarını andıran bir görünüme bürünür. Bu alanların çevresinde siyanür kullanılan atık göletleri oluşur. Biraz ileride ise siyanürle temas etmiş toprak yığınlarından yapay tepeler meydana gelir. Zamanı geldiğinde bu tepelerin üzerine çam ağaçları dikilir; böylece sanki doğal bir oluşummuş görüntüsü verilir. yapay dağları görmek isterseniz eski altın maden ocaklarının çevresine bakmanız yeterlidir. 

Orman arazileri devletin hüküm ve tasarrufu altındadır; dolayısıyla halkın ortak varlığıdır; ancak bazı yorumculara göre, yangınlar gerekçe gösterilerek bu alanlar halkın kullanımından çıkarılmaktadır.

Sonuçta her toprak parçasının bir sahibi vardır.

Orman yangınları yalnızca rant amacıyla çıkmaz; bazen tamamen doğal nedenlerle de meydana gelir.

Yol kenarına atılan bir sigaranın sararmış otları tutuşturmasıyla da yangın çıkabilir.

Bazen kırık bir cam şişe ya da cam su şişesi, güneş ışınlarını mercek gibi odaklayarak yangına neden olabilir.

Bazen bir kişi "Bu ot tutuşmaz." diyerek ateş yakar ve alevler kısa sürede büyür.

Bazen bir düşman ülkenin ajanı gelir ve yangın çıkarır.

Bazen iç savaş yaşanan bölgelerde karşı taraf yangın çıkarabilir.

Bazen de tarlayı anız bırakmak yerine, gelecek sezon ekim yapmak amacıyla otlar yakılır ve bu ateş kontrolden çıkar.

Sonuçta yakmak için bahane çoktur; çakmak ise bu işlerin en kolay aracıdır.

Bir şeyi yakmaya karar verildiğinde, oradan mutlaka duman yükselir.

Bizim ciğerimiz yanarken, bir başkasının ekmek kapısı olur.

Gün gelir, küller soğur. Yeni yollar açılır, yeni binalar yükselir, yeni tabelalar dikilir. Bir zamanlar kuş seslerinin yankılandığı yerde artık satış ofislerinin kapıları açılır. Geriye birkaç siyah ağaç gövdesi, hafızasını yitirmiş bir toprak ve "doğal yaşamın içinde" pazarlanan yeni bir hayat kalır. Belki de bu yüzden kimileri orman yangınlarına felaket derken, kimileri yalnızca yeni bir yatırım sezonunun başladığını düşünür...

Sonuçta ilanlarda belki hiçbir zaman "Kül Manzaralı Yatırım Fırsatı" yazmayacak. Ama küllerin üzerine yükselen her beton, o başlığın görünmeyen satırlarını zaten tamamlayacaktır.

Hiç yorum yok: